Haziran Hareketi’nin Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenlediği “Laikliği Kazanacağız” konulu forum 7 Ekim’de gerçekleşti. Panele Prof.Dr. Korkut Boratav, Doç.Dr Gökhan Günaydın ve Savunma Hareketi Ankara Barosu Başkan Adayı Av.Gökçe Bolat konuşmacı olarak katıldı.

Konuşmasında aydınlanma unsurlarından söz eden Prof.Dr. Korkut Boratav, “cumhuriyet, bünyesinde aydınlanma tohumu taşır. Ortaçağın dinsel ve devlet yobazlığına yani saltanata karşı çıkmak cumhuriyetin getirdiği aydınlanma ögesidir” dedi. Cumhuriyetçi akımların içindeki tutucu eğilimin 1946’dan sonra hakim olmaya başladığını anlatan Boratav 12 Eylül’ün ana görevinin sol eğilimi külliyen bitirmek olduğunu söyledi. Türkiye’nin, cumhuriyetçi akım olmadan hiçbir yere gidemeyeceğinin altını çizen Prof.Dr. Korkut Boratav bu akımı ayakta tutma görevinin Türkiye’nin sosyalist devrimcilerine düştüğünü önemle vurguladı.

Türkiye’deki laiklik sürecini anlatan Doç.Dr. Gökhan Günaydın ise konuşmasında laikliğin dini insan vicdanına bırakan, siyasi, ideolojik ve doğal olarak sınıfsal bir mücadele aracı olması gerektiği üzerinde durdu. Demokrasi güçlerinin, sınıfsal karakterli bir itirazı beklemesi değil inşa etmesi gerektiğini ifade eden Günaydın, “Bunun yolu da, fabrikaya, tarlaya, üniversiteye, okullara, medyaya, sokaklara yeniden sahip olmaktan geçiyor” dedi. Günaydın konuşmasını bitirirken “Bu dönemde hukuk, Türkiye’nin gericileşmesi ve dincileşmesinin bir aracı haline getirildi. Burada artık Gölbaşındaki sosyal tesislerin nasıl faydalı olduğunu anlatan bir avukat ordusuna değil tam tersine sağlam bir Savunma Hareketine ihtiyaç var” dedi.

Savunma Hareketinin Ankara Barosu Başkan adayı Av. Gökçe Bolat konuşmasına geçen yıl Ankara Garı önünde huzur dolu bir Türkiye mücadelesi verirken aramızdan ayrılanları ve 2013 yazında hayatını kaybeden “Gezi’nin Gençleri”ni anarak başladı. Bolat konuşmasında iktidarın OHAL fırsatçılığını örneklerle anlatarak darbe girişiminin gerçekleşmesi halinde yaşanacak baskıların bugünkünden ne kadar farklı olabileceğini sordu. “Yargı bağımsızlığı ve adalet duygusu medeni bir toplumun direği olarak kabul edilir” diyen Bolat OHAL koşullarıyla yargı bağımsızlığının askıya alındığını belirtti. Hukukun evrensel kuralları yerine iktidarın kısa vadeli günlük çıkarları doğrultusunda verilen yargı kararlarıyla karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Resmi olarak Cumhurbaşkanlığı Külliyesi denilen saraya karşı yürütülen mücadelede sayısız hukuksuzluğa şahit olduğunu da anlatan Av.Gökçe Bolat “AKP iktidarının dünya görüşünü topluma enjekte etmesinin ana aksıdır aslında saray” dedi.

Yargının her dönemde sıkıntılarla karşılaştığını ama OHAL ile birlikte yaşanan keyfi gözaltılar, insan hakları ihlalleri ve işkence iddiaları sosyal sorunların artmasına, adalet duygusunun yaralanmasının da kaos ortamının yaratılmasına neden olduğunu söyledi. Ülkemizdeki bütün hukuk insanlarının hukukun üstünlüğü ilkesini her zamankinden daha fazla savunmasının zorunlu olduğunu, bugün siyasi iktidara biat eden hakim ve savcıların, en az geçmişte AKP’nin Cemaat ile örtük olarak kurduğu iktidar bloğuna sahip hakim ve savcıların hukukun üstünlüğüne verdikleri zarar kadar tahrip edici olacaklarını vurgulayan Bolat konuşmasını “Ohalde bu halde her halde göğe bakalım!” diyerek bitirdi.

[embedyt] http://www.youtube.com/watch?v=bs_QvcoZKV0[/embedyt]