TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı torba tasarı ile işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda yasal değişiklikler yapılmak istendiğine dikkat çekerek, “Torba yasa iş güvenliğine uyma yükümlülüğünü işçiye yüklemiş, işvereni ise sorumluktan muaf tutmuştur” dedi. Tasarının bir an önce TBMM gündeminden düşürülmesinin istendiği açıklamada, “Milletvekilleri anayasa ihlallerine izin vermemelidir” denildi.

SAVUNMA HAREKETİ.ORG-TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı 12 Aralık 2014 tarihinde, yazılı bir basın açıklaması yaparak, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda yeni bir yasal değişiklik yapılamka istendiğine dikkat çekti. “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın 9 Aralık 2012 tarihinde TBMM Başkanlığı’na sunulduğuna dikkat çekilen açıklamada, torba yasayla toplam 19 kanun ve Kanunun Hükmünde Kararname’de değişik yapılacağını kaydedildi. Tasarının çalışma yaşamında köklü değişikliklere yol açacağına vurgu yapılan açıklamada, “Düzenlemelerin kamuoyu ile görüşülmeden, herhangi bir ön tartışma ve bilgilendirme yapılmaksızın adeta yangından mal kaçırırcasına TBMM’ye getirilmesi AKP’nin her zamanki uygulamalarından birisidir” denilerek tepki gösterildi.

Ülkemizin çalışma koşulları açısından son derece olumsuz bir tablo ile karşı karşıya kaldığına vurgu yapılan açıklamada, şöyle denildi:

“İş cinayetlerinde, işçi ölümlerinde dünyada en üst sıralardayız. Bu tablo AKP’nin iktidara gelmesiyle daha da vahim bir hal almıştır. 2003 yılında günde ortalama 3 işçi yaşamını yitirmekte iken, bugün bu sayı 5-7 işçiye kadar çıkmıştır. Ne oldu da bu ölümler katlanarak arttı? Yatırımlar mı artmıştır bu ülkede, yoksa üretim mi? Ülkemizde artan yalnızca talan, yağma ve işçi ölümleridir.

AKP bu değişiklikleri ve yaratacağı etkileri yurttaşın bilme hakkını bizzat TBMM’yi kullanılarak engellemektedir.”

Açıklamada, torba yasanın yaratacağı olumsuz sonuçları şöyle özetlendi:

“1- Türkiye’de çalışma yaşamı bütün dünyada ölüm ve iş göremez istatistikleri, insan hakları ihlalleri ile anılmaktadır. İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nda yapılması düşünülen değişiklikler bu utanç tablosunu değiştirmek bir yana, var olan durumu daha da ağırlaştıracaktır.

2- Torba yasa iş güvenliğine uyma yükümlülüğünü işçiye yüklemiş, işvereni ise sorumluktan muaf tutmuştur. Hatta işverene yasada belirtilen yükümlükleri yerine getirmediği gerekçesiyle işçiyi işten atma hakkı tanımıştır. Yani Soma’da, Ermenek’te, asansör kazasında, işçileri taşıyan araçların devrilmesi vb cinayetlerde işçiler yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmalı ki, torba yasaya böyle bir hüküm eklenmesi ertelenemez bir görev olmuştur(!)

3- Torba yasada, şimdiye kadar bu yasa hükümlerini yerine getirmemiş işverenlerin para cezaları affedilirken, işçilere iş akitlerini sona erdirme gerekçesi üretilmesi oldukça anlamlıdır.

4- Yasa, çok tehlikeli işyerlerinde A, tehlikeli işyerlerinde B, az tehlikeli işyerlerinde ise C belgeli iş güvenliği uzmanı çalıştırmayı koşul olarak düzenlemiş iken, torba yasanın getirdiği değişiklik ile 2018 yılına kadar çok tehlikeli işyerinde B belgeli, 2017 yılına kadar da tehlikeli işyerlerinde C belgeli iş güvenliği uzmanı çalışacaktır. Torba yasa kendi içinde kendisi ile çatışan ve yasa hükümlerini erteleyen hükümler içermektedir.

5- Torba yasada İmar ve Yapı Denetim Yasası’nda teklif edilen değişiklik ile şantiye şeflerine ve yapı denetim elemanlarına iş güvenliği uzmanlığı görevi verilmektedir. Bu yolla hem inşaat sektöründe iş güvenliği uzmanı istihdam zorunluluğu ortadan kaldırılmakta hem de iş güvenliği uzmanının işverene karşı bağımsız olma ilkesi yok edilmektedir. Yapı denetim elemanının, müteahhidin istihdam ettiği bir eleman olmamasına karşın ve sorumluluğu yapının proje ve ruhsatına uygun inşa denetimi iken iş güvenliği görevini yasa zoruyla yüklenmesi, işin niteliğine ve insan haklarına aykırı bir durumdur.

6- Torba yasada şantiye şefliği görevi mühendislik hizmet alanından çıkarılmış, tanımı ve homojenliği bulunmayan tekniker ve teknik öğretmen mesleklerine açılmıştır. Teknisyenlik, mühendislik ve mimarlık yeterliliklerinin aynı gruplandırma içinde yer alması uluslararası ve bilimsel ortamlarda kabul edilmiş yeterlilikler çerçevesine ve yetkinlik tanımlamalarına aykırıdır.

7- Torba yasanın 52. maddesi ise Başbakanlığa, kendi hükümet programına uymadığı takdirde meslek kuruluşlarına ilişkin yönetmelikleri yayımlamama hakkı tanımaktadır. Bu ise, idari özerkliğe sahip olması gereken meslek kuruluşlarını merkezi idarenin doğrudan hiyerarşisine tabi kılmaktadır. Bu yönüyle söz konusu madde, Anayasa’nın 123. maddesinde belirtilen yerinden yönetim ilkesine, 125. maddesinde düzenlenen yargısal denetime aykırıdır. Bu düzenlemeler totaliter rejim inşaasına giden yolu döşemektedir.”

Tasarının bir an önce TBMM gündeminden düşürülmesinin istendiği açıklamada, “Bu torba yasa Meclis gündeminde tutulursa her milletvekilinin Anayasa’ya bağlılık yeminini hatırlaması ve demokratik sosyal hukuk devleti esaslarına uygun davranması gerekmektedir. Milletvekilleri anayasa ihlallerine izin vermemelidir” denildi.