03/10/2016 tarihli iki adet KHK 26 gün sonra, Cumhuriyet Bayramında 29 Ekim 2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlandı. Diğer KHK’larda bu kadar ara yok da ondan dikkat çekici.

Bu iki KHK’nın biri 675 sayılı olup, “Dava ve takip usulü” başlıklı 16.maddesi önemli hükümler içeriyor. Yargıya da güzel güzel talimat veriyor. Yeni bir şey değil elbet, gene de söylenmeden edemiyoruz.

İlk olarak, mahkemelere nasıl karar vereceğini söylüyor: KHK’lar ile kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce red kararı verilir. Aynı şekilde icra ve iflas takipleri de düşürülür.

KHK, kararın gerekçesini de gösteriyor: 15/8/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle.

Ve en önemlisi mahkemenin işini kolaylaştırıyor; duruşma yapmayacaksın, dosya üzerinde kesin olarak karar vereceksin. Yargılama giderleri de bu kapatılan kurum kuruluşlara karşı dava açanların üzerinde kalacak. KHK’nın 4 fıkrasıyla yargılama işi bitti işte.

Ama efendim yargı bağımsız.., güçler ayrılığı…. Bi susun yaa. 11 calibri yazı tipiyle 10.965 sayfaya sığdırılmış 452 maddelik Hukuk Muhakemeleri Kanunu çok gereksiz. Bu memlekete yüktür bu kadar uzun kanunlar. Neymiş, Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırırmış. Yargıya talimatı ver, tak tak kararlar çıksın.

İyi de bizim alacak ne olacak? KHK onu da gösteriyor merak etme; ilgili idari makama başvur (Maliye Bakanlığı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü), onun vereceği karara karşı da istersen idari yargıda dava açabilirsin.

Böylece efendim, bu büyük operasyonun mağduru gene vatandaş oluyor. Bir daha hukuk devletiyiz diyenin… ağzına sağlık.

AV. ZÜHAL SİRKECİOĞLU DÖNMEZ , 04.11.2016