Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın rehin alınması sonrası yapılan operasyondan “yararlı olarak kurtarıldığı” iddialarının yalanlanmasının ardından, olay sonrası İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada yer verilen  “başına bitişik atış olacak şekilde silahla ateş edildiği” bilgisinin de eksik olduğu ortaya çıktı. Kiraz’ın kaldırıldığı hastanenin raporunda, baş, göğüs, bacak ve omuz bölgelerinde de toplam 10 kurşun yarası bulunduğu bilgisine yer verildi. Hastane raporuna ilişkin haberleri yalanlamak üzere yapılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yeni açıklamada ise daha önce sadece kafa bölgesinde yer alan yaralara ilişkin tespitlere yer verilen Adli Tıp Raporu’nda başka kurşun yaraları bulunduğu da ortaya çıkmış oldu.

SAVUNMA HAREKETİ.ORG-Çağlayan Adliyesi’nde 31 Mart 2015 tarihinde yaşanan rehin alma olayı sonrasında gerçekleştirilen operasyona ilişkin tartışmalar devam ediyor. Olayın ardından 2 Nisan 2015 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan Hadi Salihoğlu imzası ile yazılı bir açıklama yapılarak, gazetelerde yer alan bazı haberler yalanlanmak istenmiş ve olay ve sonrasındaki gelişmelerin şu şekilde gerçekleştiği iddia edilmişti:

“1-Olayın başından sonuna kadar Cumhuriyet Başsavcılığımız ve Emniyet Birimleri koordineli ve birlikte hareket etmişlerdir.

2-Öncelikle herhangi bir silah kullanılmaksızın ve kimseye zarar gelmeksizin rehin alma eyleminin sonlandırılması amaçlanmıştır.

3-Bu bağlamda İstanbul Baro Başkanı Sayın Ümit Kocasakal, Avukat Şükriye Erden ve özellikle Sami Elvan’ın teröristlerle iletişimleri sağlanmış, uzun görüşmelere rağmen teslim olmamışlardır. Teröristlerin görüşmek istediği Av. Sezgin Tanrıkulu kendisine ilk ulaşıldığında adliyeye geleceğini belirtmesine rağmen Adliyeye gelmediği gibi kendisine ulaşılmak istendiğinde telefonlara da çıkmamıştır. Görüşme devam etmekte iken Cumhuriyet Savcımızın odasından peş peşe silah sesleri gelmesi üzerine güvenlik güçlerimiz yasal müdahalede bulunmuşlardır. Bu esnada teröristler de içeriden güvenlik güçlerine silahla karşılık vermişlerdir.

4-Çatışma bittiğinde Cumhuriyet Savcımız ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılmış. Yapılan tedavi ye rağmen hayata döndürülememesi üzerine şehit olmuştur.

5- İki Terörist ise suçta kullandıkları 7.65 mm çaplı Fransız model tabanca ve bu silaha ait çok sayıda boş kovan, dolu mermi ile ölü olarak etkisiz hale getirilmişlerdir.

6- Şehit Cumhuriyet Savcımızın 1.1.2015 saat 01.30 da Adli Tıp Kurumunda yapılan otopsisi sonucu elde edilen bilgilere göre C. Savcımızın başına bitişik atış olacak şekilde silahla ateş edildiği, ateş edilen silahın ise teröristlerin kullandığı 7.65 çaplı silah olduğu,

7- Teröristlerin yanlarındaki çantada bomba olabileceği düşüncesi ile funye ile kontrollü patlatıldığı, çantada bomba bulunmadığı,

8- Teröristlerden bir tanesinin adliyeye elinde avukat cübbesi ve sahte olduğu düşünülen avukat kimliği ile içeriye üst araması yapılmadan girdiği güvenlik kamera kayıtlarından tespit edilmiştir.”

Hastaneden “Yaralı” İddiasına Yalanlama

Başsavcılığın açıklamasında olay sonrası hayatına kaybeden Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın ağır yaralı olarak en yakın hastaneye kaldırıldığı iddia edilmişti. Kiraz’ın kaldırıldığı hastane olay gecesi (31 Mart 2015) önünde açıklama yapan İstanbul Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çavlan Çiftçi, “Savcı Kiraz hastaneye getirildiğinde tamamen solumu ve kalbi durmuş durumdaydı. Tüm müdahaleyi tüm ekibimiz yaptı ve hastayı hemen ameliyata aldık. Ancak ameliyata, her türlü müdahaleye rağmen maalesef şehit verdik. Geldiğinde hayatını kaybetmişti” şeklinde açıklama yapmıştı. Hastane yetkililerin açıklamalarına rağmen birgün sonra yapılan 2 Mart tarihli İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan Hadi Salihoğlu’nun açıklamasındaki “ağır yaralı olarak hastaneye sevk” edildiği bilgisinin hatalı olduğu anlaşılıyor.

Başsavcılığın açıklamasında ayrıca 1 Nisan 2015 tarihinde saat 01:30’da Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsisi sonucunda, Kiraz’ın başına bitişik atış olacak şekilde silahla ateş edildiğinin tespit edildiği vurgulanıyor. Açıklamadan yer alan ifadeler ile sadece bitişik nizamda silahla atış yapıldığı izlenimi ve “operasyona başarısına” ilişkin bir soru işareti olmadığı algısı yaratılıyor.

Hastane Raporu’nda 10 Kurşun Yarası

Daha sonra farklı yetkililerin Kiraz’ın vücuduna 5 kurşun isabet ettiğini ve ameliyata alındığına ilişkin başka açıklamalarda kamuoyuna yansıyor. Ancak sonradan ortaya çıkan Kiraz’ın kaldırıldığı Florence Nightingale Hastanesi’nin adlî raporuna göre, 10 kurşun yarası tespit edildi. Yaralardan 3’ü baş, 6’sı göğüs, 1’i bacak bölgesinde. Rapordaki ‘sağ omuz ön yüzde 1,sağ omuz arka yüzde 2 kurşun girişi tespit edilmiştir’ ifadesi dikkat çekici. Rapora göre Savcı Kiraz, çatışma sırasında, vücudunun aynı bölgesinden, hem karşıdan hem de arkadan kurşun yarası almış. Kafadaki yaralara dair ‘sol parlatel ve sol masloit giriş çıkış’ ifadeleri yer alıyor. Bitişik atışla ilgili bir tespit ise raporda yer almıyor. Raporda ayrıca, 20.56’da hastaneye getirilen Kiraz’ın bilincinin kapalı olduğu, solunum ve kalbinin durduğu belirtiliyor.

Yaylım Ateşi İddiası

Florence Nightingale Hastanesi’nin raporunun ortaya çıkmasının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu imzasıyla, “10 kurşun yarası olduğu’” yönündeki doğru olmadığının ifade edildiği bir basın açıklaması daha yapıldı. Açıklamada, daha önce yapılan “savcının, kafasına bitişik olarak ateş edilmesi sonucu şehit edildiği”ne ilişkin açıklamaya rağmen, “5 değil 10 kurşun yarası olduğu, polislere gelen talimat üzerine bilinçsizce operasyona başlandığı, polislerin bomba patlattıktan sonra silahla karşılık verdiği” şeklindeki kimi haberlerin doğru olmadığı vurgulandı.

Bu haberlerin zihin karıştırmayı hedeflediğinin iddia edilen açıklamada, daha önce sadece bitişik nizamda yapılan ateşe ilişkin tespite yer verilen Adli Tıp Raporu’na ilişkin yeni bilgiler şöyle verildi:

“1 Nisan 2015 tarihli adli tıp raporunda açıklandığı üzere, cumhuriyet savcımızın vücudunda 5 adet ateşli silah mermi giriş deliği olduğu, 3 adet ise ateşli silah mermi sıyrığının bulunduğu, vücuttan 2 adet 7.65 mm çaplı çekirdek çıkartıldığı, atışlardan bir tanesinin kafaya bitişik şekilde yapıldığı tespit edilmiştir.”

Hastane raporunun ortaya çıkmasının ardından yapılan ikinci açıklamada, daha önceden kamuoyundan saklanmaya çalışılan kurşun yararlarının varlığının kabul edilmesi, operasyonuna ilişkin sağlıklı bir soruşturma yapılıp yapılmadığı tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.