TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, İzmir Barosu Çağdaş Avukatlar Grubu, KESK İzmir Şubeler Platformu ve DİSK İzmir Bölge Temsilciliği’nin çağrısıyla, İzmir Adliyesi önünde bugün (19 Ocak 2015) “Barış için Akademisyenler” bildirisine destek açıklaması gerçekleştirildi. İfade özgürlüğünün Anayasa güvencesinde olduğuna vurgu yapılan açıklamada, açılan soruşturmalarla Anayasa’nın ve uluslararası sözleşmelerin ihlal edildiği belirtildi.

SAVUNMAHARETİ.ORG/İZMİR-Adliye’de C Blok önünde düzenlenen basın açıklamasında “Barış Kazanacak” pankartı açıldı. Sloganlarla akademisyenlere destek mesajları verilen kitlesel basın açıklamasında, İzmir Barosu Çağdaş Avukatlar Grubu, KESK İzmir Şubeler Platformu, DİSK İzmir Bölge Temsilciliği ve TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu adına ortak metin Avukat Yakup Gül tarafından okundu. Hrant Dink’in 19 Ocak 2007 tarihinde katledildiğinin hatırlatıldığı açıklamada, “Bugün 19 Ocak. Bugün burada olmamızı zorunlu kılan linç ortamına benzer bir süreç sonunda öldürülen Hrant Dink’in anısı önünde bir kere daha saygıyla eğiliyoruz” denildi. Akademisyenlerin süren şiddet ortamına karşı bildiri yayınladıklarına dikkat çekilen açıklamada şöyle denildi:

“Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgede uzun süredir devam eden çatışmalara ilişkin saptamaları içeren ve yapılması gerekenleri dile getiren bir mektup, akademisyenler tarafından imzalanarak kamuoyuna duyuruldu.

Bu duyurunun ardından siyasi irade başta olmak üzere himaye gören mafya liderlerinin de arasında olduğu bir güruh, linç kampanyası başlattı. Farklı düşünceyi ifade eden sesler, adli ve idari soruşturma tehditleri ile bastırılmaya çalışıldı. ”

Birkaç istisna dışında Barolar Birliği başta olmak üzere hukuk örgütlerinin de demokrasi ve evrensel hukuktan yana tavır alamadıklarına vurgu yapılan açıklamada,  şiddet çağrısı içermeyen her türlü düşüncenin açıklanmasının hak ve özgürlük olarak Anayasa’da tanımlandığı belirtildi.

“Soruşturmalar Yok Hükmünde”

Anayasa’nın 25. Maddesi’ndeki “Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz, düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanmaz ve suçlanmaz” hükmün hatırlatıldığı açıklamada,  şöyle denildi:

“Şüphesiz, Anayasa’yı uygulama görevi olanlar, Anayasal hakları da sağlamak zorundadır. Bu itibarla açılan idari ve adli soruşturmalar tümü ile Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle kişilere tanınan hakların ihlali anlamını taşımaktadır. Yani yok hükmündedir. Emek ve demokrasi güçleri olarak herkesin şiddet çağrısı içermeyen ve şiddet övgüsüne yer vermeyen düşüncelerini ifade etmesini bir özgürlük ve hak olarak görüyor, akademisyenler üzerinden topluma mesaj verme anlamı taşıyan soruşturmaların derhal geri çekilmesini talep ediyoruz.”

Toplumsal sorunların özgürlüklerin güvence altında alındığı ve fikirlerin özgürce tartışılabildiği bir zeminde çözülebileceğine vurgu yapılan açıklamada, “Düşüncesini ifade edenlere dönük yapılan her türlü saldırıyı kendimize yapılmış sayarak, hukuki ve toplumsal olarak dayanışma göstereceğimize bir kere daha bütün taraflara duyuruyoruz” denildi.