Savunma Hareketi tarafından düzenlenen “Hukuk Eğitimi ve Avukatlık Mesleğinin Geleceği” konulu panel 30 Eylül Cuma Günü gerçekleşti. Mimarlar Odası Ankara Şubesi toplantı salonunda gerçekleşen panelin açılış konuşmasını Savunma Hareketi’nin Ankara Barosu Başkan Adayı Avukat Gökçe Bolat yaptı. Panele gençlerin yoğun ilgisinin sevindirici olduğunu söyleyen Gökçe Bolat, bu tür etkinliklerin devam edeceğini belirtti.

Avukat Mehdi Bektaş’ın yönettiği panele Avukat Erşen Sansal, Yargıç Mustafa Karadağ, Öğretim Üyesi Doç.Dr.Kasım Akbaş ve Stajyer Avukat Damla Yıldırım konuşmacı olarak katıldılar.

Erşen Sansal: Etkileyicilik avukatlığın sanat yanıdır

İlk konuşmacı Erşen Sansal, hukuk fakültelerinde öğrencilerin hakimlik mesleği esas alınarak eğitildiği, avukatlıktan söz edilmediğini eleştirerek, avukatta olan etkileyicilik gibi yeteneklerin eğitimle olgunlaştırıldığını söyledi. “Avukatın, bir davayı izlerken uyguladığı strateji yalnızca hukukçuluğundan ileri gelen bir husus değil, aynı zamanda mesleğin sanatsal niteliğinin de ortaya konulmasıdır.” diyen Sansal,  hukuk fakültelerinin enflasyonunun eğitimde kaliteyi düşürdüğünü savundu.   Avukatlık mesleğinin geleceği konusuna da değinen Av. Erşen Sansal mesleğin geleceğinin de ülkedeki gelişmelerden bağımsız olamayacağını, demokrasi, eşitlik, özgürlük, insan hakları gibi adalet kavramlarının olumsuz yönde ilerlediği ortamlarda avukatlık mesleğinin iyi yönde ilerlediği düşünülemeyeceğini söyledi. Sansal ayrıca, avukatlığın burjuva toplumlarında emekçi kesim mesleği olmamasıyla birlikte, emekçi kesimin emeğine ve sınıfsal özelliklerine sahip çıktığı ölçüde onun müttefiki olan bir meslek grubu olduğunu belirtti. Erşen Sansal, avukatlık mesleğinin özünde olan demokratik özgürlükçü yapı ve bunlara sahip çıkma bilinci ile olumsuzlukların üstesinden gelinebileceğini söyledi.

Mustafa Karadağ: Hukukun üstünlüğü yaşamsal olarak önemli

Yargıçlar Sendikası Başkanı Mustafa Karadağ ise konuşmasında hukukun üstünlüğünün önemini vurguladı. Hukukun üstünlüğünü, temel insan haklarını, kuvvetler ayrılığı ilkesini tüm insanların bilmesi, herkesin özümsemesi gerektiğini söyleyen Karadağ, bunu bilmeyen/özümsemeyen hukukçuların alacakları kararların demokratik olamayacağını belirtti.

Hukuk fakültelerinde bilimsel ahlakın, özgürlükçülüğün, masumiyet karinesi, eşitçiliğin, demokrasinin en azından temellerinin atılması gerektiğinden söz eden Mustafa Karadağ, bunları özümsememiş, bu temellere sahip olmayan kişilerin yaşam biçimlerini yasaların uygulanmasından daha öne geçirdiklerini söyledi. Bu kişilerin kendisini hiyerarşinin içine katma çabası olduğunu, böylelikle hukukçularımızda “adam”  olma sistemi oluştuğunu belirten Yargıçlar Sendikası Başkanı “Hukukçular hukukun üstünlüğüne inanmalıdırlar, korkmamalıdırlar, cesur olmalıdırlar. Bu müessesenin dinamik unsurları da avukatlardır, hukuku yaratan avukatlardır.  Bu nedenle, savunma yoksa adalet yoktur!” dedi.

Kasım Akbaş: Hukuk fakülteleri her yıl 20 bin mezun veriyor

Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. Kasım Akbaş ise konuşmasında avukatların işçileşmesini anlatırken proleterleşmenin hiç de kolay olmadığını, proleterleşmenin/işçileşmenin çok sancılı, acılı bir süreç olduğunu bunun sonucunun da işe yabancılaşma olduğunu söyledi. Avukatların proleterleşmesinin, avukatlık emeğinin kapitalist üretim sürecinin kurallarına tabi hale gelerek üretiliyor olması demek olduğunu vurgulayan Akbaş, bu durumun teknolojiyle birlikte tek tipleşmeyi yarattığını, avukatlığı kişiye bağlı bir iş olmaktan çıkarmaya başladığını anlattı. Ülkemizde klasik avukatlık, proje tipi ve sanayi tipi olmak üzere 3 tür avukatlık bürosu bulunduğunu belirten Akbaş, avukatların işçileşmesinin özellikle son tip bürolarda ortaya çıktığını söyledi.

Doç.Dr. Kasım Akbaş konuşmasında Türkiye ve dünyada avukatlık mesleği ile ilgili yapılan araştırmalara yer verdi ve Türkiye’de hukuk fakültelerinin her yıl 20 bin mezun verdiğini belirterek, bu durumun doğal sonucu olarak barolarda yaş ortalamasının giderek düştüğünü ifade etti.

Damla Yıldırım: Avukatlık stajı eğitim dönemi içinde olmalı

Stajyer avukat Damla Yıldırım da stajyer avukatların yaşadıkları sorunları anlattı. Yıldırım, diğer meslek alanlarında staj dönemlerinin eğitim dönemi içinde olmasına rağmen hukuk alanında mezuniyetten sonra olmasının sıkıntılarından söz etti. Hukuk fakültelerinden mezun olanların staj döneminde ne öğrenci ne avukat sayıldıklarını, ücret almadıklarını, buna rağmen gece 11’e kadar çalıştırılabildiklerini, şartların özgüvenlerini yitirmelerine neden olduğunu söyledi.