Geçtiğimiz Cuma günü, Kırşehir’de gerçekleştirilen ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ davasının karar duruşmasından sonra basına açıklama yapan Haziran Hareketi üyesi, Cumhurbaşkanına Hakaret edebileceği şüphesiyle Kırşehir Güvenlik Şube tarafından ifadeye çağrıldı. Ortada hiçbir şahısa ve kuruma hakaret olmadığı halde emniyet görevlileri hakaret olabilecek şüphesiyle basın açıklaması yapan Haziran üyesine soruşturma başlatıldı. Okunan basın metni şu şekilde:

“Türkiye’nin dört bir yanında devam eden ‘Cumhurbaşkanına Hakaret’ davalarının biri de bugün Kırşehir Adliye Sarayı’nda görüldü. Haziran ve Gençlik Muhalefeti üyesi arkadaşımız Veysel Er sosyal medyada Birgün’de yer alan ‘Hırsız, Katil Erdoğan’ manşetini paylaştığı için bugün 3. Kez hakim karşısına çıktı.

Türkiye’de ki çoğu adliye bu davalarla dolmuş durumda. Medyada çıkan haberlere göre lise öğrencilerinden milletvekillerine kadar 250’yi aşkın kişinin cumhurbaşkanına hakaret davasından yargılandığı biliniyor. Bunların dışında basın emekçilerinin de birçoğuna hakaret daası açıldı. Yakın zamanda Birgün gazetesi emekçileri Barış İnce, Can Uğur, Berkant Gültekin atılan ‘Hırsız, Katil Erdoğan’ manşetiden dolayı yargılanırken aynı şekilde Cumhuriyet gazetesi emekçisi Can Dündar bugün Çağlayan Adliyesi’nde aynı gerekçe ile ifadeye çağırıldı.

Türkiye’nin bu manzarası söyleyeceğimiz bir çok şeyi özetler vaziyette. Gazetecisiden, öğrencisine kadar toplumun bütün kesimlerinde muhalif olan, gerçekleri söyleyen herkesin sesi kısılmaya çalışılıyor. Sosyal medyadaki kişisel hesaplarımızı takibe alarak bizi baskı altına almaya çalışıyorlar. Gözümüzün önünde yolsuzluklar yapılırken, cinayetler işlenirken üç maymunu oynamayı tercih etmiyoruz. Bu yüzden de adliye kapılarından ayrılamıyoruz. Ülkemizde ifade özgürlüğü olmamasından kaynaklı yapılan bu yargılamalar demokrasi, hukuk ve insan hakları adına utançtır.

İki sene önce tam da bugün17 Aralık Operasyonuyla iktidarın yaptığı yolsuzluklar adeta ortaya saçıldı.Bu adalet saraylarında asıl yargılaması gerekenler yolsuzlukları yapanlardır. Bunları manşetlerle, sloganlarla dile getiren bizler değiliz.

AKP iktidarı sokağı kana buluyor, kendine tehlikeli bulduğu muhalif kesimi tutukluyor. Bizler bu faşizm karşısında direniyoruz. AKP’nin yıldırma ve baskı politikalarına karşı, onların yolsuzluklarını teşhir etmeye devam edeceğiz.

Son olarak değinmek istediğimiz bir şey daha var. Budan 35 yıl önce, 13 Aralık 1980 tarihinde 12 Eylül faşist cuntası tarafından katledilen 17 yaşında ki yiğit devrimci Erdal Eren’i saygıyla anıyoruz.”