Türkiye Barolar Birliği (TBB) tarafından gerçekleştirilen Enerji ve Hukuk Sempozyumu’nun sonuç bildirgesi açıklandı. Enerji alanında faaliyet gösteren meslek odalarının katılımı ile düzenlenen basın toplantısında konuşan TBB Yönetim Kurulu Başkanı Metin Feyzioğlu, “Enerji politikalarının tüm uygulamalarıyla hukuka uygunluğunun sağlanması zorunludur. Aksi takdirde, istisnasız her enerji yatırımı, Türkiye’de yeni bir sosyal huzursuzluğun sebebi olacaktır” uyarısında bulundu.

SAVUNMA HAREKETİ.ORG-TBB tarafından 14-15 Kasım 2014 tarihlerinde gerçekleştirilen Enerji ve Hukuk Sempozyumu’nun sonuç bildirgesi 9 Aralık 2014 tarihinde yapılan basın toplantısı ile kamuoyunun bilgisine sunuldu. TBB Yönetim Kurulu Başkanı Metin Feyzioğlu ve bazı baro başkanlarının yanı sıra basın toplantısına EMO Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yeşil, Maden Mühendisleri Odası (MadenMO) Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Yüksel, Petrol Mühendisleri Odası (PMO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kul, Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Alan ve Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Yönetim Kurulu Başkanı Baran Bozoğlu, PMO Enerji Politikaları Çalışma Grubu Başkanı Necdet Pamir, EMO Enerji Birim Koordinatörü Olgun Sakarya, MMO Enerji Çalışma Grubu Başkanı Oğuz Türkyılmaz, MadenMO Onur Kurulu Üyesi Nejat Tamzok, TMMOB Hukuk Müşaviri Nurten Çağlar Yakış, EMO Hukuk Müşaviri Hayati Küçük ve JMO Hukuk Müşaviri Mehmet Horuş katıldı.

TBB Yönetim Kurulu Başkanı Metin Feyzioğlu düzenlenen sempozyumun enerji hukuku değil “Enerji ve Hukuk” başlığıyla bir ilk olduğuna işaret ederken, “Sadece hukuku masaya yatırmak yetmiyordu” dedi. Feyzioğlu, sempozyumda yapılan tespitleri katılımcılarla paylaştı. Türkiye’de enerji tüketiminde yüzde 72 dışa bağımlılık olduğunu, bu bağımlılığın hatta yüzde 78’lere çıktığının işaretlerine sempozyumda dikkat çekildiğini kaydeden Feyzioğlu, bu bağımlılığın bugün sürdürülemez hale gelen cari açığın da başlıca sebebi olduğunu söyledi. Feyzioğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İthalat yapılan ülkelerin ve enerji kaynağının çeşitlendirilememiş olması, enerji güvenliğimizi tehdit etmektedir. Enerjide dışa bağımlılık, milli menfaatlerimizi üstün tutan bir dış politika yürütme gücümüzü de kırmaktadır. Hayati sakıncaları barındıran enerji politikamız, temelden değiştirilmelidir. Sempozyumda bu ortaya çıkmıştır.”

Altın Sacayağı Dengede Tutulmalı

Enerji ve çevre ikilemine bakışını “Enerji olmadan yaşam olmaz. Çevre katledilerek yaşam sürdürülemez” biçiminde ortaya koyan Feyzioğlu,  şöyle konuştu:

“Enerji-ekonomi ve çevre üçlemesi dediğimiz altın sacayağını dengeye getirme zorunluluğumuz var. Buna rağmen kısa vadeli maddi çıkarları esas alan bir anlayış hakimdir. Doğayı katlederek enerji üretiyoruz. İnsan canını güvenceye alacak önlemlerden tasarruf edilmektedir. Bunun adı vahşi kapitalizmdir.”

Hukuka İnanç Katlediliyor

Metin Feyzioğlu, enerji yatırımları gerekçesiyle mahkeme kararlarının yok sayılmasını sert bir dille eleştirdi:

“Mahkemelerin bu kararlarını veren hakimler, vatana ihanet ile suçlanma noktasına geldi. SİT alanı kararları değiştirilmekte, akarsular kurutulmakta, suya erişim hakları ipotek edilmektedir. Torba kanunlar arasına sıkıştırılan adaletten yoksun düzenlemeler, insan hayatı ve doğayla birlikte, hukuka inancı da katletmektedir.

Küçücük şırıl şırıl akan dereye mutlulukla bakan insanların yerini şuraya bir cebri boru döşesem de 5 megavatlık bir HES kuruversem vicdansızlığı aldı. İlkel bir anlayışın ürünü olan bu sözde yatırımlar, olumlu girişimlerin de önünü kesmektedir. Vahim olan budur.”

Enerjide Hukuksuzluk Sosyal Huzursuzluğu Getiriyor

Termiğe, nükleere, HES’lere, rüzgara da hayır denildiğinin, çünkü artık yapılan işe güvenilmediğinin altını çizen Feyzioğlu, “Enerji politikalarının tüm uygulamalarıyla hukuka uygunluğunun sağlanması zorunludur. Aksi takdirde, istisnasız her enerji yatırımı, Türkiye’de yeni bir sosyal huzursuzluğun sebebi olacaktır” uyarısını yaptı.

Feyzioğlu’nun açıklamasının ardından gazetecilerin sorularına geçildi.

Enerji Planlarındaki Çelişkiler

Geçen hafta açıklanan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2015-2019 Stratejik Planı ile ilgili soruya yanıt veren MMO Enerji Çalışma Grubu Başkanı Oğuz Türkyılmaz, gösterişli bir toplantı ile açıklanan planın içine bakıldığında o gösterişe yakışır bir bilgi bulamadıklarını kaydetti. Türkyılmaz, yakın zamanda açıklanan planlarla bu plan arasında saptadığı çelişkileri ortaya koyarken, bunun ciddiyet açısından şüphe yarattığını söyledi. Türkyılmaz, “2015 jeotermal hedefi 360 megavat olarak konulmuş. Oysa ekim sonu itibarıyla kurulu gücümüz zaten 404 megavat. Ne yapacaklar? Bunu devre dışı mı bırakacaklar?” dedi.

Türkiye’de Boru Hattını BOTAŞ Yapabilir

Oğuz Türkyılmaz, Rusya ile doğalgaz anlaşmalarına ilişkin yaşanan gelişmeleri de şöyle değerlendirdi:

“Bu anlaşmalarda Türkiye aleyhine olan düzenlemelerin gözden geçirilmesi, kaldırılması gerekiyor. Türkiye’nin stratejisi olsa; ‘Mavi Akım var. Buna paralel hat yap, Samsun’da bana gazı teslim et’ der. Türkiye’de boru hattı yapılacaksa bunu yalnızca BOTAŞ yapmalıdır. TANAP gibi projeler Türkiye’nin egemenlik haklarına aykırıdır.”

‘Büyüklere Masallar’

PMO Enerji Çalışma Grubu Başkanı Necdet Pamir, Putin’in gelişiyle gündeme gelen enerji anlaşmaları ile ilgili soruları yanıtladı. Pamir, İran, Irak ve Rusya gibi belli ülkelere olan aşırı bağımlılığın enerji güvenliği açısından tehdit oluşturduğunu anlattı. Putin’in gelişi ile gündeme gelen yüzde 6’lık doğalgaz fiyat indirimini, “tatlandırıcı sos” olarak nitelendirdi. Pamir, şu anda yaşanan doğalgaz sıkıntısının da santrallere verilen doğalgazda kesinti yapılarak sürdürüldüğünü söyledi. Bugün özel şirketlerin BOTAŞ’tan daha ucuza Rusya’dan gaz satın aldığını, burada nemalananlar olduğunu, ama bunun tüketiciler olmadığını ifade etti. Necdet Pamir, Güney Akım’ın iptaliyle gündeme getirilen yeni hatla ilgili soruyu da “Bulgaristan’dan gidemeyen hattın Yunanistan’dan gitmesi mümkün müdür? Hep büyüklere masallar anlatılıyor” diye karşıladı.

Enerji Kaynaklarımız İçin Teknoloji Şart

JMO Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Alan, kaya gazındaki teknolojik gelişmelere dikkat çekerken, Türkiye’nin de bu teknolojik öngörüleri dikkate alması gerektiğini kaydetti. Uzun erimli kontratların ülkenin yararına olmadığını ifade eden Alan, Türkiye’nin rezervlerinin yetersiz ve küçük olması nedeniyle kendi kaynaklarını kullanabilecek teknolojiyi geliştirmesi gerektiği üzerinde durdu.

Akkuyu ÇED’inde Kaza Senaryosu Yok

Rusya’ya nükleer santral konusunda çevresel etki değerlendirme (ÇED) jesti yapılmasına ilişkin soruya da ÇMO Yönetim Kurulu Başkanı Baran Bozoğlu yanıt verdi. Bozoğlu, binlerce dilekçe ve görüş iletilmiş olmasına rağmen ÇED sürecine yansıtılmadan onaylanmasını eleştirdi. Daha önce olası bir kaza durumunda Türkiye’nin ve çevre ülkelerinin nasıl etkileneceğine ilişkin bilimsel çalışmaların raporda yer alması gerektiğini bildirdiklerini, ancak ÇED raporunda bu konuya hiç girilmediğini söyledi. En çok çevre problemlerinin enerji yatırımlarında yaşandığını da söyleyen Bozoğlu, temel sorunu, “Plansızlık, bilim dışılık, şeffaflık ve halkın katılım sürecinin giderek azaltılması, mühendisliğin kullanılamaz noktaya gelmesi” olarak sıralarken, “Çünkü hukuksuzluk var. Yırca’da ağaçlar kesildi. Hala Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ceza kesmedi” sözleriyle tamamladı.

Nükleer Santral Yapılamayacak

EMO Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yeşil de, nükleer ile ilgili soruyu şöyle yanıtladı:

“Velev ki, ÇED raporu olumlu. Biz yıllardır bu nükleer santrallardan elde edilecek elektriğe ihtiyacımız olmadığını söylüyoruz. Nükleer santral pazarlık unsuru olarak kullanılıyor. Bu santral yapılamayacak. İnşaatının başlayamayacağını, başlasa bitemeyeceğini, bitse de iptal ettirileceğini söylüyoruz.”

TMMOB’a Müdahale Yasası

Yeşil, nükleer karşıtı gösterilerin dış kaynaklı Türkiye’nin gelişimine engel olma isteminden kaynaklandığına ilişkin iddiaya da, “Bu gösteriler iç güçlerin işidir. Hiçbir zaman bizlerle böyle bir bağ kurulamaz” dedi. Yeşil, nükleer santral konusunda olduğu gibi, TMMOB’ye bağlı odaların Soma ve Ermenek’te de yoğun bir kamuoyunu doğru bilgilendirme görevini yerine getirdiğini anlatırken, bu nedenle odalara müdahale edilmeye çalışıldığını anlattı. Torba Yasa içinde TMMOB Yasası’na yapılmak istenen müdahale ile bugüne kadar seçimlerle ele geçiremedikleri odaların seçim sistemlerinin nispi temsille değiştirilmek istendiğini aktardı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ile ilgili meslek örgütü bünyesinde disiplin sürecinin devam ettiğini, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın da 3 ay meslekten uzaklaştırıldığını bildiren Yeşil, odaların mesleki denetim yetkilerinin kaldırılmak istendiğini de kaydetti.

Elektrik Kesintisi Uyarısı

EMO Enerji Birim Koordinatörü Olgun Sakarya ise, önümüzdeki aylarda olası bir doğalgaz arz sıkıntısı nedeniyle elektrik kesintileri beklediklerine ilişkin kaygısını paylaştı. 7 Aralık 2014 itibarıyla yılbaşından bu yana dışa bağımlılığın yüzde 63.5’e kadar çıktığını açıklayan Sakarya, “Doğalgaz arzında bir sıkıntı yaşanması halinde elektrik kesintileri ve arıza gezdirme şeklinde kesintilerin gündeme geleceği endişemizi dile getirmek isterim” dedi.

Maden Faciaları Mevzuatla Engellenemez

Madencilik alanındaki faciaların değiştirilen kanun ve yönetmeliklerle önlenip önlenemeyeceğine ilişkin soru üzerine söz alan MadenMO Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Yüksel, Soma ve Ermenek felaketlerinin “sistemin kurumlarıyla mevzuatlarıyla tüm yönleriyle çöktüğünü gösterdiğini” söyledi. “Sorun mevzuattan çok uygulamada” diyen Yüksel, gündeme getirilen düzenleme ile denetim işinin de taşerona bırakılmak istendiğine dikkat çekti.

Maden İşverenlerine Af Geliyor

TMMOB Hukuk Müşaviri Nurten Çağlar Yakış da, işçi sağlığı ve güvenliği tartışmaları yapılırken 2012 yılında Türkiye’de her bir dakikada 3 kişi ölürken, bugün 7 kişinin öldüğüne dikkat çekti. Çağlar Yakış, yeni düzenleme ile işverenlere af çıkarılmak istendiğini bildirdi. Şu anda Meclis’te olan tasarıya göre; eğer 3 ay içinde şirketler iş güvenliği uzmanları istihdam ederse cezalardan muafiyet getirildiğini kaydetti.

Sonuç bildirgesini aşağıdaki bölümden indirebilirsiniz…
 [wpdm_package id=’655′]