Polisin attığı gaz fişeğinin başına isabet etmesi sonucu yaşamını yitiren ve Gezi Direnişi’nin sembol isimlerinden biri olan Berkin Elvan’ın ailesi, oğullarının ölümünde “idarenin ağır kusurlu olduğu” gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı’ndan toplam 1 milyon TL maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu. Talep dilekçesinde “idarenin kusurunu kabul etmesini ve bünyesindeki Berkin’in katillerinin isimlerinin verilmesini önemsemektedirler” denildi.

SAVUNMA HAREKETİ.ORG-Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan, annesi Gülsüm Elvan ile kardeşleri Özge ve Gamze Elvan adına avukatları tarafından İçişleri Bakanlığı’na tazminat talepli dilekçe sunuldu. Dilekçede Berkin’in kaybedilmesinin para ölçülebilir nitelikte olmadığı vurgulanarak “Ancak ülkemiz hukukunda sorumluluğun kabulü bu şekilde gerçekleşmektedir. Müvekkiller tazminattan ziyade, idarenin kusurunu kabul etmesini ve bünyesindeki Berkin’in katillerinin isimlerinin verilmesini önemsemektedirler” denildi. Dilekçede  “İdarenin ağır kusurunu kabul ederek talep konusu maddi ve manevi tazminat talep haklarımızın kabulünü, aksi takdirde hukuksal talep haklarımızı kullanacağımızı bildiririz” vurgusuna yer verildi.

“Acı Seçim Meydanlarında Katlandı”

İçişleri Bakanlığı’nın Berkin Elvan’ın öldürülmesinde hem ihmal hem hizmet kusuru hem de kusursuz sorumluluğu olduğuna yer verilerek, şöyle denildi:

“Vurulduğu anda henüz 15 yaşında olan çocuklarının/kardeşlerinin acı içinde ölümünü izlemişler, bir şey yapamamanın çaresizliğini yaşamışlardır. Üstelik çocuklarının katillerinin bulunarak adalet duygularının bir parça sağlanması yerine, günlerce seçim meydanlarında kitleler nezdinde aleyhlerinde propaganda yapılmıştır. Yaşadıkları acı ve üzüntü artmıştır.”

İçişleri Bakanlığı’nın emrindeki personelini yeterince eğitemediğinin altının çizildiği dilekçede, “Bakanlık gerekli denetimi sağlayamamış, halkı ve müvekkillerin çocuğunu koruma noktasında kusurlu davranmıştır” denildi.

Katilleri Yargı Önüne Çıkarılmadı

“Berkin’in öldürülmesinden sorumlu polislerin fotoğrafları bellidir. İdare, sorumluluğundaki personelin ismini savcılığa vermemektedir. Bu idarenin yapması gereken bir görevdir. İdare bu yükümlülüğü yerine getirmektense, tam tersine personelini korumaktadır” ifadelerine yer verilen dilekçede, şöyle devam edildi:

“Anayasa’nın 129. maddesinin 5. fıkrası, gerek Devlet Memurları Kanunu’nun 13. maddesine göre ‘Kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar’. Yani var olan sistemde kamu gücü kullanmak özelliğine sahip olan ve bu nedenle kendisine çeşitli araç ve yetkiler tanınmış olan kamu görevlilerinin işledikleri kusurlardan doğan zararlardan idare sorumlu olacak ve Anayasa’nın 129. maddesinde belirtildiği şekliyle ‘Memurlar ve diğer Kamu Görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilecektir.’ Yukarıda ayrıntılarıyla açıkladığımız nedenlerle, Berkin Elvan’ın en temel Anayasal hakkı olan ‘Yaşam Hakkı’ ağır biçimde ihlal edilmiş ve ailesine de bu yolla zarar verilmiştir. Başvurucular, oğullarının ve kardeşlerinin gün gün ölümüne tanıklık ettirilmiş, devlet yetkililerinin yapmış olduğu açıklamalarla acıları büyütülmüş ve hâlâ Berkin’in katilleri yargı önüne çıkarılmamıştır.”