Saray’ın dördüncü yargı paketinden katalog suçlarda tutuklamayı zorlaştıracak maddeler çıktı. Paket yasalaşırsa bir kişinin cinsel istismar ya da işkence suçundan tutuklanması için suçüstü hali, görüntü gibi deliller aranacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen İnsan Hakları Eylem Planı kapsamında hazırlanan dördüncü yargı paketi, TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Teklifte, yargılama usullerini hızlandırıcı hükümlerin yanı sıra aralarında işkence ve cinsel suçların da bulunduğu katalog suçlarda tutuklama zorlaştırılıyor.

Saray’ın hukukçu kadroları tarafından kaleme alınan dördüncü yargı paketi, AKP ve MHP’li milletvekillerinin de görüşlerini bildirmesinin ardından tamamlandı. TBMM’ye sunulan teklifin Adalet Komisyonu’ndaki görüşmeleri gelecek hafta başlayacak. Teklifin bu haliyle yasalaşması halinde, cinsel saldırı, cinsel istismar, çocuğun cinsel istismarı, soykırım ve insanlığa karşı suçlar, kasten öldürme, işkence gibi suçlarda tutuklama için somut delil şartı getirilecek. Kişinin bu tür suçları işlediğinin iddia edilmesi durumunda, görüntü, somut kanıt, suçüstü gibi kriterler aranacak.

PAKETTEN DETAYLAR

Teklifle, tüm suç grupları için verilecek tutuklama kararlarına da “gerekçelendirme şartı” getirilecek. Buna göre, kişinin adli kontrol uygulamasına tabii tutulması yerine tutuklanmasına karar verecek mahkeme heyeti, adli kontrolün neden yetersiz kalacağına da açıklık getirecek. Adli kontrol altında geçecek süre, ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmeyen işlerde en çok 2 yıl, giren işlerde ise 3 yıl olacak. Bu süre zorunlu hallerde gerekçesi de gösterilerek uzatılabilecek. Uzatma süresi de toplamda 3 yılı geçemeyecek.

Konutunda bulunmayı gerektiren adli kontrol uygulamasında, konutta geçen iki gün, cezanın toplamından bir gün olarak azalacak. İddianamelerde suça konu olayla ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilemeyecek.

Adalete daha kolay erişim” amacıyla iddianameye ilişkin bilgiler ve duruşma tarihi, sanığa telefon, fax, elektronik posta gibi araçlarla bildirilecek. Zorla getirme kararları da aynı usulle kişiye iletilebilecek.

Bilişim suçları ile banka ve kredi kartlarına ilişkin suçlarda mağdurun oturduğu yer mahkemesi de yetkili olacak. Boşandığı eşe karşı işlenen suçlar, ağırlaştırıcı neden sayılacak.

Mesai saatleri dışında ve tatil günlerinde ifade amacıyla gözaltına alınan kişi, daha sonraki bir tarihte ilgili yargı merciinde olacağını taahhüt ederse her yakalama emri için bir kez geçerli olmak üzere serbest bırakılabilecek.

Kişi, taahhüdünü yerine getirip yargı merciine gitmezse bin TL idari para cezası verilecek.

GEREKÇE HUKUKİ GÜVENCE

Dördüncü yargı paketinin hazırlanma gerekçesi olarak, “özgürlüklerin korunması, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının geliştirilmesi ile hukuki güvenliğin güçlendirilmesi” gösterildi.

İstismarcılara tutuklama zorluğu getiren iktidar, teklifin gerekçesinde şu ifadelere yer verdi:

“Ceza yargılamasında kabul edilen koruma tedbirlerinden en ağır olan tutuklama, yargılama sürecinde bir cezalandırma aracı değil, soruşturma ve kovuşturmaların daha etkin yürütülebilmesi için düzenlenmiştir. Bu nedenle tutuklama tedbirinin uygulanması şartlarına ilişkin ilave bir düzenleme yapılmakta ve adli kontrol tedbirleri bakımından hürriyetin ve güvenliğin korunmasına yönelik güvenceler artırılmaktadır.”

CHP Ankara Milletvekili ve Parti Meclisi Gamze Taşcıer, şunları söyledi:

“Sivil toplum kuruluşlarının verilerine göre Türkiye çocuk istismarının en sık görüldüğü üçüncü ülke konumunda. Türkiye Psikiyatri Derneği yaptığı araştırmada, ülkemizde istismara uğramış çocuk oranını yüzde 33 olarak tespit etti. Bu, her 3 çocuktan 1’i demektir. Bu konunun hassas olmasının nedenlerinin başında, çocukların istismarı dile getirmekte yetişkinlere oranla çok daha zorlanması geliyor. Çocuklar istismarcının tehditlerinden korkarlar. Arkadaşları tarafından dışlanabileceklerinden korkarlar. Bu ve bunun gibi nedenlerde cinsel istismara uğradıklarını söylemeyebilirler. Dolayısıyla böylesi hassas bir konuda yasa değişikliği yaparken, çok ama çok dikkat etmek gerekiyor. Bu teklif hazırlanırken psikolog ve pedagoglardan görüş alındı mı bilemiyorum. Ama böylesi hassas bir konuda çok uzun uzadıya istişareler yapılması, uzmanların görüşlerinin alınması ve bir tartışma ortamı yaratılması gerekir. Çünkü bu değişiklik, çocuk istismarcılarının elini kolunu sallayarak sokaklarda gezmesine ve çocukların zaten dile getirmeye zorlandıkları istismarları korkudan hiç söyleyememeleri gibi bir duruma da yol açabilir. Sonuç olarak bu teklif çocuk istismarında artışa neden olabilir. Çocukları daha fazla korumamız ve bu yönde düzenlemeler yapmamız gerekirken, istismarcıları rahatlatacak ya da böyle bir algı yaratacak çabalara girişmemek gerekir.

(birgun.net, 19.06.2021)