Mustafa Kemal Atatürk’ün Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin kullanımına ilişkin vasiyetnamesinin ve bağış senedinin ihlal edildiğinin tespiti ile müdahalenin meni talebiyle açılan davanın son duruşmasında Mahkeme, “Atatürk’ün vasiyetine sahip çıkmalıyız ama davanın reddine karar veriyoruz.” dedi.

Mahkeme Hakimi, -gerekçesi tutanakta olmamakla birlikte- Anayasa Mahkemesinin daha önce verdiği karara dayandığını söyledi.

Peki neydi bu karar:   Ankara 8. ve 11. Asliye Hukuk Mahkemeleri itiraz yolu ile AYM’ne başvurmuşlardı. AYM bu iki itirazı tek dosyada birleştirdi. İtiraz eden mahkemeler 5659 sayılı kanunun Ek 1.maddesinin 2.fıkrasının Anayasaya aykırı olduğunu iddia ediyorlardı. Halen yürürlükte olan bu hüküm şöyledir: “Tarım ve Köyişleri Bakanlığının uygun görüşü ile imar planlarına uygun olmak şartı ile yol, meydan, alt geçit, üst geçit ve raylı toplu taşım araçları, yer altı tünelleri ve yer altı hizmetleri için gerekli arazi ile dere ıslahı yapılması planlanan araziler üzerinde, kamu yararı ve hizmetin gerekleri dikkate alınmak suretiyle bedelsiz olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi lehine intifa hakkı tesis edilir.”

AYM, bir kamu kurumunun tasarrufunda bulunan gayrimenkul üzerinde kamu yararı ve hizmetin gerekleri dikkate alınarak, ilgili bakanlığın uygun görüşü ile imar plânlarına uygun olmak koşuluyla yol, meydan, geçit, üst geçit, tünel, dere ıslahı gibi dava konusu kuralda belirtilen yapılaşmalar için bedel alınmaksızın intifa hakkı tesis edilerek sınırlamalar getirilmesinin, her iki tarafın da kamu kurumu olduğu ve idarenin bütünlüğü ilkesi de gözetildiğinde Anayasa’ya aykırı bulunmadığına karar verdi (10/02/2011 tarih E.2009/61, K.2011/38).

AYM, maddede belirtilen yapılaşmalar için bir başka kamu kurumuna intifa hakkı tesisini kamu yararına uygun bulmuş, Atatürk’ün bağış iradesine aykırı görmemiş. Yani ancak yol, meydan, alt geçit, üst geçit ve raylı toplu taşım araçları, yer altı tünelleri ve yer altı hizmetleri için gerekli arazi ile dere ıslahı yapılması planlanan araziler üzerinde, intifa hakkı tesisi mümkündür, demiş.

AYM’nin bu kararı verdiği tarihte AOÇ’de bir yapılaşma yoktu ve halen de bu maddeye göre yapılaşma mümkün değilken çok şeyler yapıldı. Planlar iptal edilmesine rağmen bin odalı saray ve müştemilatları inşa edildi, dinazorlar dikildi, bulvarlar açıldı, devasa sirk çadırları yerlerini aldı, binlerce ağaç yok edildi. Yani aslında tam da AYM kararına aykırı bir şekilde vasiyet ve bağış senedi ihlal edildi, edilmeye devam ediliyor. Mahkeme, AYM’nin kararını davayı kabulde esas alacakken redde aldı.

Atatürk vasiyetinde, …tasarrufum altındaki bu çiftlikleri, bütün tesisat, hayvanat ve demirbaşlarla birlikte hazineye hediye ediyorum, demişti. Geriye ne tesisat, ne hayvanat ne de demirbaş kaldı. Üzgünüz, gerekçeli kararı bekleyeceğiz.