İktidar, Devleti müteahhide, emlakçıya çevirdiği yetmezmiş gibi Hazine’yi de Anonim Şirkete tahsis etmektedir.

4046 sayılı Özelleştirme Yasası, Cumhurbaşkanı’nın ekonomi danışmanın çok sevdiği kavramla ifade edecek olursak “behemahal” yürürlükten kaldırılmalıdır. Çünkü bu Yasa’nın yürürlüğe giriş ve kabul gerekçesi çoktan ortadan kalkmıştır. Devletin dolayısıyla kamunun elinde ne iktisadi devlet teşekkülü ne kamu iktisadi teşekkülü kalmıştır, hepsi satılmıştır ve bedelleri sır olup uçmuştur.

Varlık Fonu Şirketine sermaye için yapılan ve yapılması düşünülen özelleştirme işlemleri, 4046 sayılı Yasa’ya uygun olabilir ama bu durum hukuka aykırılığı ortadan kaldırmamaktadır. Yasaya uygunluğun hukuka uygunlukla eşanlamlı olmadığını hukuka bulaşmış herkesin önkabulüdür.  4046 sayılı Yasa, bir dönem kamu işletmelerinin siyasi iktidarlar tarafından “arpalık” olarak kullanıldığı ve bu nedenle verimsiz oldukları gerekçesi ile verimsiz kamu işletmelerinin özelleştirme yoluyla kamu kaynaklarında tasarrufun sağlanması amacıyla kamuoyu ikna edilmeye çalışılmıştı. Dönemin ikliminde yasama organı tarafından kabul edilmiştir. Oysa, bugün tüm kamu kaynaklarının talanına hizmet eden bir Yasa’ya dönüşmüş yani yasa araç yapılmıştır. Sayıştay raporlarıyla ortaya konulan ve kamuoyu ile paylaşılmayan tespitlerin Yasa’nın hangi amaca hizmet ettiği gün gibi ortadadır. Bu nedenle de Varlık Fonu kurulmasına yönelik TBMM gündemindeki yasa tasarısında kurulacak Anonim Şirket Sayıştay denetiminden muaftır.

Danıştay kararlarında da artık kamu yararına değil iktidar yararına yorumlara ve kararlara tanık olmaktayız. Ne yazık ki, yargı kararlarıyla kamu yararının korunamayacağı bir dönemi yaşıyoruz. İdari işlem ve kararlar amaç yönünden incelenmemekte iktidara sınırsız takdir hakkı tanınmaktadır. Bu durum sürdürülemez bir noktaya gelmiş olup, ülke talanına dur demek aynı zamanda ulusal güvenlik için hayati önem taşımaktadır. Daha geç olmadan muhalefet partileri ve toplumun kanaat önderleri harekete geçmelidirler.