10 Aralık 2016 günü, TBMM Başkanlığına AKP milletvekillerinin imzasıyla bir anayasa değişikliği önerisi verildi. Bu öneri, AKP ve MHP genel başkanlarının anlaşmaya varmalarıyla gündeme gelmiş, öneriye son biçimi MHP yönetiminin görevlendirdiği bir mille tvekiliyle görüşülerek verilmişti. Yapılan açıklamalara göre öneri 20 Aralık 2016 günü TBMM Anayasa Komisyonunda görüşülmeye başlanacak, çalışmalar Mart – Nisan ayında referandum yapılacak biçimde sürdürülecek.

GENEL OLARAK

1. 2016 Önerisi, toplam 21 maddeden oluşan, mevcut anayasanın 65 maddesinde, toplam 177 maddeli anayasanın %35’inde değişiklikler yapan bir pakettir. Öneri sayısal değerlendirmeyle ‘minipaket’ ölçülerini çok aşmıştır.

2. 2016 Önerisi, özensiz ve yetersiz bir hazırlıktır.

a) Vatandaşların siyasi haklar ve ödevleri arasındaki seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma haklarını düzenleyen 67. Maddeyi iptal etmiş; yerine bir düzenleme de öngörmemiştir. Gerçekte 67. Maddenin iptal edilen maddelerden olmadığı, bunun yanlışlıkla yazıldığı ortadadır.

b) Bütçeyi düzenleyen madde 161’de “devletin” sözü “kamu idarelerinin” diye değiştirilmiştir. Devlet sözü, merkezi idareyi anlatır. Kamu idareleri terimi ise, hem merkezi hem mahalli idareleri içerir. Değişikliğin anlamı, yerel yönetimlerin bütçelerinin de cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanacağı anlamına gelir ki, böyle bir durum yanlış bile değil saçmadır.

3. 2016 Önerisi değişiklikleri, gerçek bütünlüğü açıklanmadan yapılmak istenen bir değişiklik paketi olması nedeniyle samimiyet, tamlık ve açıklıktan uzak niyetler bütünüdür. Bu nedenle ayıplı bir pakettir.(2012 Önerisi İçin Tıklayınız)

a) 2016 Önerisi, AKP tarafından TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na 2012 yılında teslim edilmiş olan 2012 Önerisi’nin bir  ve rötuşlanmış hali özellikleri taşımaktadır. Öncekinde “başkan” diye anılan makam, şimdikinde “cumhurbaşkanı” olarak anılmış, ancak ilgili hükümler aynen korunmuştur.

a) 2016 Önerisi, AKP tarafından TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na 2012 yılında teslim edilmiş olan 2012 Önerisi’nin bir  ve rötuşlanmış hali özellikleri taşımaktadır. Öncekinde “başkan” diye anılan makam, şimdikinde “cumhurbaşkanı” olarak anılmış, ancak ilgili hükümler aynen korunmuştur.

b) 2012 Önerisi ve AKP’nin “yeni-anayasa” adıyla değişik zamanlarda gündeme getirdiği istekler çerçevesinde değerlendirilirse, 2016 Önerisi gerçekte AKP aklında yerine koruyan bir bütünün parçalarından biridir. Diğer parçaların, uygun zaman geldiğinde ve uygun başka ortaklar bulunduğunda uygulamaya koyulmak istendiği görülmektedir.

4. 2016 Önerisi “cumhurbaşkanlığı” makamı temelinde ‘başkanlık rejimi’ kurmayı amaçlayan bir metindir. Bu çerçevede “hükümet”in siyasal ve hukuksal varlığına son verilmiştir.

5. 2016 Önerisi, iddia edildiği gibi ‘güçler ayrılığı’ temelinde bir kuruluş getirmemiştir. Yasama organı olan TBMM’nin görev ve yetki alanını sınırlandırmış, yürütme organı olan cumhurbaşkanlığını yasama işleviyle donattığı gibi TBMM üzerinde ‘yasaları görüşülmek üzere geri gönderme’ yetkisi korunarak denetleyici kılmıştır.

6. Devletin “yasa ile düzenlenmesi” ilkesi ortadan kaldırılmıştır.

2016 Önerisi, demokratik devlet örgütlenmesinin kurucu ilkelerinden biri olan ‘idarenin kanuniliği’, yani kamu yönetiminin yasa ile düzenlenmesi ilkesini ortadan kaldırmıştır. Cumhurbaşkanı kararnameleriyle kamu tüzel kişiliği kurma ve kaldırma mümkün kılınmış, merkezi idarenin (bakanlıklar, elçilikler, valilikler, kaymakamlıklar) bütün kurum ve kuruluşlarını düzenleme yetkisi TBMM’den alınıp cumhurbaşkanlığı kararnamesine bırakılmıştır.

7. Böylece “üniter – merkezi devlet” yapısını değiştirmek mümkün kılınmıştır.

a) 2012 Önerisi’nde “Türk” sözcükleri temizlenmiş ve cumhurbaşkanı yemini değiştirilerek burada yer alan Türk Milleti ve Atatürk devrimleri ifadeleri silinmişti. 2016 Önerisi’ne bu maddeler alınmamış, çeşitli maddelerde geçen “Türk” sözü silinmemiştir. Açık ki bu, 2016 Ortağı’nın MHP olmasından kaynaklanmaktadır. Ama MHP, üniter – merkezi devletin ortadan kaldırılmasına hizmet eden düzenlemelere kapıları açmış durumdadır.

b) 2012 Önerisi’nde, devletin üniter ve merkezi idare örgütlenmesini düzenleyen 123 ve 126. Maddelerinde herhangi bir değişiklik yer almıyordu. Son Öneri’de bu maddelerde değişiklikler yapılmıştır. Yapılan değişikliklerle “idarenin kanuniliği” ilkesine, yani devlet yönetiminin TBMM tarafından yasayla düzenlenmesi ilkesine son verilmiştir. Yönetimin kuruluş ve görevlerini düzenleme yetkisi, cumhurbaşkanı kararnamelerine, yani “idare”ye verilmiştir.

rYAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ…

 

PROF. DR. BİRGÜL AYMAN GÜLER, 16 ARALIK 2016

 

 

KAYNAK : TIKLAYIN