AKP, TBMM’ye sunduğu 4. Yargı Paketi ile iptal edilen hükmü yeniden düzenledi. Buna göre, mahkeme, “talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere” karar verecek.

Anayasa Mahkemesi (AYM), “mahkemenin yetkisinin kısıtlanması sonucunu” doğurduğu gerekçesiyle, savcılık tarafından belirlenen “yaptırım doğrultusunda” karar verilmesini düzenleyen hükmü iptal etmişti. AKP, TBMM’ye sunduğu 4. Yargı Paketi ile iptal edilen hükmü yeniden düzenledi. Buna göre, mahkeme, “talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere” karar verecek. Böylece, mahkeme yine yetki kısıtlaması ile karşı karşıya kalacak. Ayrıca, boşandığı eşe karşı işlenen suçlar ağırlaştırıcı neden olacak; tutuklanabilmek, kuvvetli suç şüphesinin “somut delillere” dayanmasına bağlı hale getirilecek.

AKP, İnsan Hakları Eylem Planı kapsamında hazırlanan ve 27 maddeden oluşan 4. Yargı Paketi’ni, TBMM Başkanlığı’na sundu. Teklifle öngörülen düzenlemeler şöyle:

İdari başvurulara cevap verme süresi 60 günden 30 güne indirilecek.

İdari yargı mercileri tarafından verilen nihai kararlar, gerekçesiyle birlikte en geç 30 gün içinde yazılacak.

Eşe karşı işlenen “kasten öldürme”, “kasten yaralama”, “eziyet” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarında kabul edilen cezayı artırıcı nedenler, boşandığı eşi de kapsayacak.

Tanıklar hakkındaki zorla getirme kararı; telefon, telgraf, faks, e-posta gibi iletişim bilgilerinin dosyada bulunması halinde, bu yolla da bildirilecek.

İfadesi alınmak amacıyla mesai saatleri dışında yakalan ve belirlenen tarihte ilgili yargı merciinde olacağını taahhüt eden kişinin serbest bırakılması, Cumhuriyet Savcısı tarafından emredilebilecek.

DELİLLER KARARDA YER ALACAK

Katalog suçlarda bir kişinin tutuklanabilmesi, kuvvetli suç şüphesinin “somut delillere” dayanmasına bağlı hale getirilecek.

Tutuklama kararlarında adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını gösteren deliller, somut olayda gösterilecek ve kararda yer alacak.

Konutunda bulunmayı gerektiren adli kontrol uygulamasında konutta geçen iki gün, cezanın hesaplanmasında bir gün olarak dikkate alınacak.

Şüpheli veya sanığın adli kontrol yükümlülüğünün devam edip etmemesine en geç 4 ayda bir soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısının talebi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde ise resen mahkemece karar verileceği hüküm altına alınacak.

Adli Kontrol altında geçecek süre ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmeyen işlerde en çok iki yıl olacak. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren işlerde ise adli kontrol süresi en çok üç yıl olacak. Terör suçlarında ise bu uzatma süresi en çok dört yıl olacak.

AYM İPTAL ETTİ, AKP DÜZENLEDİ

Öte yandan, AYM, 15 Haziran’da yayımladığı kararla, Ceza Muhakemesi Yasası’nın “seri muhakeme usulü”nü düzenleyen maddesinde yer alan, mahkemenin, savcılık tarafından yapılan “talepte belirlenen yaptırım doğrultusunda” karar vereceği yönündeki hükmü, anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etmişti. Pakette, AYM’nin iptal kararının ardından söz konusu ibarenin yer aldığı maddeye ilişkin düzenleme yapıldı. Buna göre, mahkeme, “şartların gerçekleştiği, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa”, savcının yaptırım belirleme hükmü doğrultusunda, “talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere” hüküm kuracak. Ayrıca, düzenleme ile karara ilişkin itirazın nasıl değerlendirileceği de belirlendi.

Pakete ilişkin Meclis’te basın toplantısı düzenleyen AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, 4. Yargı Paketi ile Ceza Muhakemesi, Türk Ceza, İdari Yargılama Usulü ve Anayasa Mahkemesi yasaları olmak üzere dört yasada değişiklik yapıldığını belirtti. İnsan Hakları Eylem Planı çerçevesinde çalışmaların sürdüğünü, ve 5. Yargı Paketi’nin de söz konusu olduğunu kaydetti.

(cumhuriyet.com.tr, 19.06.2021)