Demokrasi İçin Hukukçular, bugün Mülkiyeliler Birliğinde bir basın toplantısı düzenleyerek, Ankara katliamından bu yana yaşanan hukuki süreç(sizlik)’i 3 maddede değerlendirdi: “-Gizlilik kararı failleri koruma zırhıdır, -Kamu görevlileri soruşturmaya dahil edilmeli, soruşturmaın bağımsızlığı sağlanmalı, deliller hızla toparlanmalıdır. -Devlet, katliamda sorumlu olup tüm zararları tazminle yükümlüdür.”

Haber/Gizem Altunkaynak-Demokrasi İçin Hukukçular (DİH), Ankara Katliamı’nda yaşamını yitiren 19 kişi ve 89 yaralıya tazminat ödenmesi talebiyle bugün İçişleri Bakanlığı’na başvuru yaptı. DİH üyesi hukukçular tazminat başvurusu öncesi bugün Ankara’da Mülkiyeliler birliğinde basın toplantısı düzeledi. Avukatlar, 102 kişinin yaşamını yitirdiği, 500’ün üzerinde yaralının bulunduğu katliamın ardından, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı eliyle soruşturmaya getirilen gizlilik kararının failleri koruma amaçlı olduğunu belirtti.

Demokrasi İçin Hukukçular adına konuşan Avukat Özcan Karakoç “2 Aralık’ta ‘Öncelikle inceleme ve tedbir talepli’ olarak Anayasa Mahkemesi’ne başvurduk. Anayasa Mahkeme’sinin daha önce incelediği Hrant Dink davası ve benzer bir çok dosyada mağdurların soruşturmaya etkili katılımının sağlanmamasını yaşam hakkını usul yönünden ihlali olarak değerlendirmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin başvurumuz hakkında ivedilikle karar vermesi gerekir.” Dedi.

‘KAMU GÖREVLİLERİ ŞÜPHELİ SIFATIYLA SORUŞTURMAYA DAHİL EDİLMELİ’

Karakoç  “Soruşturmaya Mit Müsteşarı, Başbakan, Emniyet ve Jandarma istihbarat Daire Başkanları, Hatay-Gaziantep-Adıyaman ve Ankara valileri, Ankara Emiyet Müdürlüğü görevlileri başta olmak üzere bir çok kamu görevlisinin şüpheli sıfatıyla soruşturmaya dahil edilmesini gerektirmektedir.” Dedi.

ANKARA KATLİAMINDAN TAHİR ELÇİYE…

Avukat Özcan Karakoç, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin katledilmesine de değinerek, “Meslektaşımız, arkadaşımız, insan hakları savunucusu Tahir Elçi’nin göz önünde katledilmesine rağmen halen polislerin soruşturmaya dahil edilmemiş olması, yargı mekanizmasının devlet görevlilerini koruma refleksinin devam ettiğini gösteren yeni bir kanıt olmuştur. Bu cezasızlık ve sorumsuzluk pratiği her gün daha fazla yaşam hakkı başta olmak üzere tüm temel haklarımızın ortadan kaldırılmasıyla sonuçlanmaktadır. Bu gidişatı değiştirecek tek şey basının bu soruşturmalara ilgisinin devam etmesi, halkın bu soruşturmalara müdahil olmasıdır” diye konuştu.