12 Temmuz 2016 tarihinde yapılan DSAG ön seçimi, sağ grupların müdahalesine sahne olmuş ve sonucu grup dışından katılan yapılar belirlemiştir.

Ön seçimde ortaya çıkan bu manzarada, ön seçime katılan bütün ekiplerin sorumluluğu bulunmaktadır. Daha baştan DSA dışından sağ grupların ön seçimi manipüle edeceğini söylemelerine rağmen sol adına ön seçim yarışına girdiğini ileri süren çevreler, ön seçim senaryosunun bir parçası olmuşlardır. Bile bile lades diyen solcu arkadaş çevreleri, yalnızca DSAG için değil, Ankara Barosu’nun geleceği için de sorumlu bir davranış gösterememişlerdir.

12 Temmuz ön seçimleri, DSAG’ın ilkeli birlikteliğinin bulunmadığını yeniden gözler önüne sermiştir.

DSAG ön seçimlerinin, “solun” ön seçimi olamayacağı bir kez daha ortaya konulmuştur.

Çağdaş Avukatlar Grubu’nun da birlikteliğini yitirdiği, bileşenlerini oluşturan kişi ve grupların DSAG ön seçimlerine aktığı koşullarda, Ankara Barosu’nda yeniden bir toparlanma sürecine girilmesi zorunluluğu doğmuştur.

Şimdi Ankara Barosu için demokratik bir seçim sürecinin organize edilmesi zamanıdır.

DSAG üzerinden Ankara Barosu’nun da sağ gruplara teslim olmasının önlenmesi için, yeni bir açılım gereklidir.

Ankara Barosu’nda demokratik değerlere sahip çıkmak için meslektaşlarımızı ortak bir zeminde buluşmaya ve mücadeleyi birlikte büyütmeye çağırıyoruz.

 

SAVUNMA HAREKETİ