10 Temmuz 2018 tarihinde yayımlanan kararnameler, bir çok yasayı ortadan kaldırmakta, kurumları birleştirmekte, ayırmakta, yeni kadrolar tahsis etmektedir. Cumhurbaşkanlığı, idari ve mali yapıyı oluşturmakta, iç ve dış politikayı belirlemekte ve her konuda tek belirleyici yapıya kavuşmaktadır.

Öncelikle 1 ve 3 nolu Kararnameler Anayasa’nın hangi maddesine göre yapılmıştır? Kararnamelerde Anayasa’nın hangi maddesine dayanıldığı yer almamaktadır. Anayasa’da, Cumhurbaşkanı’nın Kararname çıkarma yetkisine dair iki farklı hüküm bulunmaktadır. 1 ve 3 nolu Kararnameler incelendiğinde, Anayasa’daki her iki düzenlemeye de aykırı içerikte oldukları görülmektedir.

Cumhurbaşkanlığı’nın görev ve yetkisini belirleyen Anayasa’nın 104. maddesinin 17.fıkrası, ” Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez. Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümleri uygulanır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin aynı konuda kanun çıkarması durumunda, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir.” karşısında yayımlanan kararnameler yasaları ortadan kaldırdığından bu hükme uygun değildir.

Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri,  Olağanüstü Hal rejimine dayanıyorsa yine Anayasa’ya aykırı bir şekilde yürürlüğe sokulmuştur.

Anayasa’nın 119. maddenin 6. fıkrası, “Olağanüstü hallerde Cumhurbaşkanı, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, 104. maddenin onyedinci fıkrasının ikinci cümlesinde belirtilen sınırlamalara tabi olmaksızın Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Kanun hükmündeki bu kararnameler Resmî Gazetede yayımlanır, aynı gün Meclis onayına sunulur.” biçiminde düzenlenmiş olup, Kararnamelere kanunları kaldırma ve kabul etme hiyerarşisi tanınmamıştır.

O halde, siyasal partilerin ve TBMM’nin gecikmeksizin kararnameleri gündemlerine alması elzemdir.

12.07.2018
Av. Nurten ÇAĞLAR YAKIŞ